
FİİLİ AYRILIK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI (TMK 166/4)
- Fiili Ayrılık Ya da Ortak Hayatın Kurulamaması Nedeniyle Boşanma
TMK 166/4 : (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Fiili ayrılık nedeni ile boşanma davası Medeni Kanun’un 166. Maddesinin 4.fıkrasında düzenlenmiştir. Bu maddenin amacı fiilen çözülmüş evliliklerin zorla sürdürmenin taraflardan beklenemeyeceğidir. Ancak sadece ortak hayatın kurulamaması ya da fiili ayrılık nedeni boşanma için yeterli görülmemiş kanun koyucu bunun için bazı ek şartlar aramıştır. Uygulamada terk sebebi ile boşanma ile fiili ayrılık nedeni ile boşanma hususları birbirine karıştırıldığından herhangi bir hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir boşanma avukatı ile çalışılmasını tavsiye ederiz.
2. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Şartları
-
- Daha önce herhangi bir boşanma sebebine dayanılarak açılan davanın reddedilmiş olması
Daha önce açılmış olan boşanma davasının hangi eş tarafından hangi gerekçe ile açılmış olduğunun bir önemi yoktur. Hatta hiçbir boşanma sebebi yokken açılmış olan boşanma davasının reddi bile yeterlidir. Bir boşanma davası açılmaksızın eşler ne kadar süre ayrı yaşıyor olursa olsun Medeni Kanun 166/4 madde hükmüne dayanarak fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası açamaz.
- İlk açılan boşanma davasının reddi kararının üzerinden 1 yıl geçmiş olması ve bu süre içerisinde ortak hayatın kurulamamış olması
İlk boşanma davasının reddinden sonra 3 yıl geçiş olması gerekiyordu ancak 3 yıl şartı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Fiili ayrılık sebebiyle boşanmada ön görülen 3 yıllık bekleme süresi Ankara 18. Aile Mahkemesi’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurusu neticesinde yürürlükten kaldırılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 2023/116E. 2024/56 K. 22.02.2024 Tarihli kararıyla iptal edilen 3 yıllık bekleme süresi 22.11.2024 tarihinden sonra yürürlüğe girmiştir. Anayasa mahkemesinin iptal kararından sonra bu süre 1 yıl olmuştur. Bir yıllık süre yeni boşanma davası açıldığı zaman dolmuş olmalıdır. Bu süre red kararı kesinleştiğinde başlar. Bir yıl içinde eşlerin zaman zaman bir araya gelmeleri ortak hayatın kurulduğu anlamına gelmez. Bir yıllık süre bittikten sonra dava açılmış olsa bile ortak hayatın kurulmamış olması dava açıldığı sırada da devam etmelidir.
- Eşlerden Birinin Boşanma Davası Açmış Olması
1 yıllık süre dolduktan sonra açılacak yeni boşanma davasını eşlerden biri açabilir. Reddedilen davanın davacı ya da davalı tarafı olmak ,reddedilen davada kusurlu olmak ya da olmamak fiili ayrılık nedeniyle açılan boşanma davasında önemli değildir. Şartlar sağlandığı takdirde hakim fiili ayrılık nedeniyle açılan boşanma davasında boşanmaya karar vermek zorundadır.
3.Yurt dışında yabancı mahkeme tarafından boşanma davasının reddedilmesi halinde Türkiye’de fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası açılabilir mi?
Evet açılabilir. Ancak yabancı mahkeme kararının Türk mahkemelerinde tanınması gerekir. ‘’Yabancı bir mahkeme tarafından boşanmanın reddine ilişkin karar verilmesi halinde ,3 yıllık sürenin başlangıcı ,kararın yetkili Türk mahkemesi tanınması kararının kesinleştiği tarihtir. ‘’ (Yargıtay 2. H.D.29.06.1992 ,7126/7477) Ancak karardaki 3 yıl süre Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Bu süre 1 yıl olarak uygulanmaktadır.
4.Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasının şartları sağlandığı takdirde eşlerden biri Aile Mahkemesine başvurarak davayı açabilir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri Aile Mahkemesi sıfatı ile fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasına bakar.
5. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Kusur
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası kusura dayalı olmayan bir boşanma davasıdır. Yani eşlerden hangisinin kusurlu olduğunun bir önemi yoktur. Daha kusurlu olan taraf da kanundaki şartlar gerçekleştiği takdirde fiili ayrılık nedenine dayanarak boşanma davası açabilir. Bu nedenle davalı ,davacının daha kusurlu olduğunu ileri sürerek boşanma davasına itiraz edemez. Hakim şartlar gerçekleştiği durumda boşanmaya karar vermek zorundadır.
6.Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/13318 E., 2012/10996 K.
‘’Türk Medeni Kanunu’nun 166/son maddesi uyarınca fiili ayrılık nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için, daha önce eşlerden biri tarafından açılmış ve retle sonuçlanıp kesinleşmiş bir boşanma davasının mevcudiyeti ile bu kesinleşme tarihinden itibaren en az üç yıl süreyle evlilik birliğinin yeniden kurulamamış olması gerekli ve yeterlidir. Fiili ayrılık nedenine dayalı bu boşanma davasında boşanma kararı için kusur araştırılması gerekmez. Kusur, boşanmanın eki olan nafaka ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde bir unsur olarak araştırılması gerekir.’’
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/1479 E. , 2014/2578 K.
‘’Mahkemece, tarafların zaman zaman bir araya geldikleri gerekçesiyle davacı koca tarafından açılan fiili ayrılık nedenine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı koca tarafından açılan önceki boşanma davasının reddedildiği ve red kararının 15.02.2007 tarihinde kesinleştiği, bir kısım tanıkların tarafların boşanmadan sonra biraraya gelmediklerini ifade ettikleri, bir kısım tanıkların ise, davacı kocanın zaman zaman eşinin yanına gelip gittiğini ve hanede kaldığını beyan ettikleri, ayrıca davalı kadının fiili ayrılık döneminde eşi aleyhine tedbir nafakası davası açtığı ve mahkemece de nafaka ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, tarafların üç yıllık fiili ayrılık döneminde “ortak hayatı yeniden kurduklarına” dair yeterli ve kesin delil bulunmadığı halde, yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru olmamıştır.’’
