loader image

Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

18 Şubat 2025

HAYATA KAST,PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ NEDENİYLE BOŞANMA (TMK 162)

Madde 162 – Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

  1. Hayata Kast ,Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Kavramları
    • Hayata Kast

Hayata kast eşlerden birinin diğer eşi öldürme niyetini bazı hareket ve eylemlerle ortaya koymasıdır. Bu niyeti ortaya koyan eylemlerin ölüme sağlayıcı nitelikte olup olmaması önemli değildir. Hayata kast diğer eşi öldürmeye teşebbüsün yanında eşi intihara yönlendirmek şeklinde de olabilir. Eşin ölmemesi için alınması gereken önlemleri almamak ya da harekete geçmemek de hayata kast teşkil eder.

  • Pek Kötü Muamele

Pek kötü muamele diğer eşin sağlığına ve vücut bütünlüğüne karşı her türlü saldırıdır. Eşi darp etmek, eve kapatmak, aç bırakmak, normal olmayan cinsel ilişkiye zorlamak pek kötü muamele teşkil eder. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Pek kötü muamelenin varlığı için devamlılık aranmaz eylemin bir kere yapılmış olması da yeterlidir. Pek kötü muamelenin varlığı için eşin bedensel ve ruhsal sağlığını bozacak nitelikte bir eylemin varlığı şarttır. Fiilin ise kasten yapılmış olması gerekmektedir.

  • Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden birinin diğerinin onuruna haksız bir şekilde hakaret etmek ve küçük düşürmek amacıyla yaptığı saldırıdır. Bu saldırı sözlü, yazılı ya da birtakım hareketler ile meydana gelebilir. Eşlerden birinin diğerine iftira atması, işyerine giderek çalışanlar arasında hakaret etmesi, hakkında suç ihbarında bulunması ve bunun doğru çıkmaması ,evden atılması vs.onur kırıcı davranış teşkil eder.

  1. Hak Düşürücü Süre

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle açılacak boşanma davası hak düşürücü süreye tabidir. Eşin boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren 6 ay ve her halde sebebin doğumundan itibaren 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu süreler geçtikten sonra eşin dava açma hakkı düşer. Süresinde açılmayan dava reddedilir. Yani eylemin üzerinden 6 yıl geçmiş ve eş bunu yeni öğrenmişse her halükarda eylemin üzerinden 5 yıl geçmiş olması sebebi ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayanarak dava açamaz. Hakim dava açılınca bu hususları re’sen inceler.

  1. Af Eyleminin Davaya Etkisi

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedenine dayalı açılan davada boşanmaya sebep olan eylemin affedilmesi halinde affeden taraf dava hakkını kaybeder. Af niteliğinde bir eylem bulunmasına rağmen açılan dava reddedilir. Ancak açılmış olan bir ceza davasından veya şikayetten vazgeçme durumunda bu af teşkil etmez. Yani şikayetten vazgeçmiş olan eş yine süresinde bu sebeple boşanma davası açabilir.

        4.Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/21301 E. , 2016/14788 K.

”Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, (TMK m.162) bu kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin sarsılması (TMK m.166/1) sebebiyle boşanma talebine ilişkindir. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış fiilleri özel boşanma sebebi yanında genel boşanma (TMK m. 166/1) sebebi de oluşturur. Böyle bir durum karşısında kalan eş dilerse bu özel sebeplerin yanında genel sebebe, dilerse birine veya birkaçına birlikte dayanarak boşanma talep edebilir. Davacı öncelikle hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayanarak boşanma davası açmış olduğundan, öncelikle hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış boşanma sebeplerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, özel sebep varsa, bu sebebe dayanılarak özel boşanma sebeplerinin gerçekleşmemesi halinde, deliller genel boşanma sebebi (TMK m. 166/1-2) çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Toplanan deliller öncelikle özel boşanma sebepleri bakımından değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.02.2019, 2018/196 E., 2019/929 K.

”Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar yanında, davalı-karşı davacı kadının da birden fazla kez başkaları yanında ve ayrıca mesaj atmak suretiyle, eşine sen erkek misin, sen aynaya bakmıyor musun, kendini görmüyor musun, kuş beyinli, salak ve gerizekalı tarzı hakaretlerde bulunduğu ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de davacı-karşı davalı erkeğin davalı-karşı davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, dosya kapsamına yansıyan hakaret ve aşağılamaların sıklığı ile içerikleri ve ağırlığı dikkate alındığında davalı-karşı davacı kadının, davacı-karşı davalı erkeğe onur kırıcı davranışta bulunduğu görülmekle, davacı-karşı davalı erkeğin de boşanma davasının (TMK m. 162) kabulü zorunlu hale gelmiştir.”

×

Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

× Whatsapp Destek