
İKAMET İZNİ KAPSAMI VE GENEL ESASLAR
- GENEL OLARAK
İkamet ve İkamet İzni
İkamet (residence) bir kimsenin hayatının belirli bir döneminde belirli bir yerde yaşama olgusudur; İkametgah ise kişinin yerleşme niyetiyle bulunduğu ve sabit olan, kısa süreliğine farklı bir yerde ikamet etmesine rağmen döneceği yerdir. İkametin ,ikametgahtan ayrılan yönü kişinin fiilen yaşadığı yer olmasıdır.[1] İkamet izni, Türkiye’de vize veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden fazla kalmak isteyen ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların alması gereken izindir. . İkamet izni kişiye hem bulunduğu ülkede yasal olarak kalma hakkı vermekle birlikte sınır kapılarında vize yerine geçer. Ayrıca ikamet izni yabancıya belli bir süreden sonra ülkede uzun süre bulunma hatta vatandaşlığa geçmek için başvuruda bulunma hakkı da sağlar.[2] Yani Türkiye’de kalmak isteyen ancak vize süresi ya da vize muafiyet süresi dolan yabancı ikamet izni almak zorundadır. İkamet izni yabancıların ülkede yasal olarak kalmalarını ve düzensiz ve kayıt dışı göçün önüne geçmeyi amaçlayan bir düzenlemedir.
İkamet İzninin Yasal Dayanağı
İkamet izinlerine ilişkin iki temel yasal düzenlememiz vardır. Bunlardan ilki 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’dur[3]. İkincisi ise Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’tir[4]. 6458 sayılı YUKK’ da ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte 6 çeşit ikamet izni düzenlenmiştir. Bunlar kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni ,uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti ikamet iznidir. Ayrıca kanun ve yönetmelik kapsamında ikamet izni verilecek yabancılar, ikamet izinlerinin süresi, ikamet izinlerinin iptali ve sürelerinin uzatılmaması düzenlenmiştir. İnsani ikamet izni de 6458 sayılı YUKK 30. Madde kapsamında düzenlenen ikamet izni çeşitlerinden biridir. İnsani ikamet izninin verileceği haller YUKK 46. Maddesi ve Yönetmeliğin 44. Maddesinde, insani ikamet izninin süresinin uzatılmaması veya iptali ise YUKK 47.maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki YUKK 42/2 .madde ile yönetmeliğin 44/3. Maddesinde insani ikamet izni sahiplerinin uzun dönem ikamet izni hakkına sahip olmadıklarından bahsetmektedir. Diğer ikamet izni türlerinin gerektiği şartları taşımayan ve bu sebeple alamayan yabancılar kanunda tahdidi olarak sayılmış gerekçelerden birine dayanarak insani ikamet izni alabilirler. Bu ikamet izni insani gerekçelerle Türkiye’de kalmasına izin verilen yabancılara verilir[5]. Yazımız kapsamında insani ikamet izninin veriliş amacı, kimlere ve ne sebeple verildiği, iptal sebeplerini ve sürenin uzatılmamasını hem kanun hem de yargı kararları ile birlikte inceleyeceğiz. YUKK madde 27 hükmüne göre çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti alan yabancının ayrıca ikamet izni almasına gerek yoktur. Çalışma izni belgesi ikamet etme hakkını da kapsadığından yabancı çalışma izni süresince Türkiye’de ikamet etme hakkına da sahip olacaktır[6] .
İkamet İzinleri Arasındaki Geçişler
YUKK madde 29 kapsamında ikamet izinleri arasındaki geçişler düzenlenmiştir. Bu hükme göre yabancılar ikamet izni alınmasına esas olan gerekçenin ortadan kalkması ve farklı bir gerekçenin meydana gelmesi halinde ,yabancı kişi yeni kalış amacına uygun bir ikamet izni başvurusunda bulunabilir. İkamet izinleri arasındaki geçişler detaylı olarak yönetmelik ile düzenlenmiştir. Yabancının ikamet izni, iznin verilmesine sebep olan gerekçenin ortadan kalkması ile son bulur. İkamet iznine sahip olan yabancı mevcut gerekçesine ek olarak kalmasını gerektiren yeni bir gerekçenin ortaya çıkması halinde ,yeni gerekçeye dayanarak 21. Madde 5.fıkrasında belirtilen 60 günlük süreyi beklemeden yeni bir ikamet izni talebinde bulunabilir. İnsani ikamet izni sahipleri öğrenci ikamet izni alabilme koşullarının ortaya çıkması halinde ,öğrenci ikamet iznine geçmeden bu ikamet izninin sağladığı haklardan yararlanabilir. Mültecilere, şartlı mültecilere, ikincil koruma statü sahiplerine, insani ikamet izni sahiplerine ve geçici koruma sahiplerine uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmamaktadır.[7]
- İNSANİ İKAMET İZNİ ,VERİLMESİNDEKİ AMAÇ Ve VERMEYE YETKİLİ MAKAM
İnsani İkamet İzni Kavramı ve Verilme Amacı
İnsani ikamet izni ,YUKK’da sayılan diğer ikamet izni türlerinden koşullarını sağlamayan ve normal şartlarda Türkiye’den ayrılması gereken yabancılara ,içinde bulundukları özel durumlar göz önünde bulundurularak tanınan istisnai bir ikamet hakkıdır. Bu izin türü ,idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmekte olup, başvuru sahibinin insani gerekçelerle ülkede kalmasının zorunlu olduğu hallerde gündeme gelir. Diğer ikamet izinlerinde aranan şartlar bu ikamet izni türü için geçerli değildir[8]. Buradan kanun koyucunun insani ikamet izninin istisnai niteliği ile birlikte yabancıların statüsüz kalmasının önüne geçen joker niteliğinde bir ikamet izni türü oluşturduğu kanaatindeyiz. Ayrıca belirtmek gerekir ki insani ikamet izni süresi içinde uzun dönem ikamet izni hariç ,şartlar sağlandığı takdirde diğer ikamet izni türlerinden birine geçiş mümkündür. Ancak insani ikamet izni süresi ,ikamet izin sürelerinin toplanması halinde hesaplamaya dahil edilmemektedir[9].
YUKK m.46/1,f’de insani ikamet izninim olağanüstü durumlarda verileceği ifade edilmiş ancak olağanüstü durumların ne olduğu ifade edilmemiştir. Olağanüstü durumların ne olduğu konusunda yönetmelikte de bir düzenleme mevcut değildir. Bu durumdan kanun koyucunun olağanüstü durumları uygulayıcıya yani idarenin takdirine bırakmış olduğu sonucuna varabiliriz. Nitekim İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 18.06.2015 tarihli kararında ,Filipin uyruklu bir başvurucunun insani ikamet izni talebi incelenmiştir. Başvurucu vekili, müvekkilinin ülkesine dönmesi halinde ekonomik zorluklar yaşayacağı ve ailesi tarafından baskıya maruz kalacağı yönünde iddialarda bulunmuş; ancak bu iddiaları destekleyen somut bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, ekonomik sıkıntıların tek başına insani ikamet izni verilmesi için yeterli bir gerekçe oluşturmadığına hükmetmiştir[10]. Bu karardan ortaya çıkan sonuç, insani ikamet izni konusunda idarenin geniş bir takdir yetkisinin olduğudur. Özellikle ‘olağanüstü durum’ kavramının mevzuatta açık bir şekilde tanımlanmamış olması ,bu durumun içeriğinin somut olaylara göre idari uygulamalarla şekillendiğini ve her başvurunun kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. [11]
İnsani İkamet İznini Vermeye Yetkili Makamlar
YUKK kapsamında ikamet izni başvurularının yurt dışından yapılabileceği düzenlenmiştir. Bazı durumlarda başvuruların istisnai olarak valilik bünyesinde bulunan il göç idaresi müdürlüklerine yapılmasına da izin verilmiştir. Bu düzenlemelerden esas olanın ikamet izni başvurularının yurt dışından yapılması olup, yurt içinden ikamet izni başvurusu yapılması istisnaidir. YUKK’ un 22. Maddesi kapsamında ikamet izin başvurularının yurt içinden yani valilik bünyesindeki il göç idarelerine yapılabileceği haller düzenlenmiştir. İnsani ikamet izni de bu maddede sayılan haller arasındadır[12]. YUKK 46. Madde 1. Fıkrası uyarınca insani ikamet izni başvurularının valilik bünyesinde faaliyet gösteren il göç idaresi müdürlüklerine yapılacağı düzenlenmiştir. Ancak bu izin yalnızca bir başvuru değil idari onay sürecini de içerir. İlgili il göç idaresi, başvuruyu değerlendirdikten sonra İçişleri Bakanlığı’nın onayını almakla yükümlüdür.
- İNSANİ İKAMET İZNİNİN VERİLECEĞİ DURUMLAR
İnsani ikamet izninin hangi hallerde verileceği YUKK 46. Madde hükmünde belirtilmiştir. İnsani ikamet izni, yalnızca diğer ikamet izinlerinin verilmesinin mümkün olmadığı durumlarda ve başvuru sahibinin 6458 sayılı Kanun’da sınırlı biçimde belirtilen koşullardan birini taşıması halinde düzenlenebilen bir izin türüdür. Bu yönüyle, söz konusu izin istisnai nitelik taşımakta olup, genel ikamet rejiminin dışında özel durumlara özgü bir uygulama alanı bulmaktadır. İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 27 Haziran 2018 tarihli kararında da bu husus açıkça vurgulanmış; mahkeme, insani ikamet izninin yalnızca kanunda öngörülen belirli şartlar altında verilebileceğini ve bu yönüyle olağan ikamet izinlerinden ayrıldığını hükme bağlamıştır[13].
İnsani ikamet izni, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin yabancılara tanıdığı temel hakların, ulusal göç politikalarıyla uyumlu biçimde iç hukuka aktarılmasını sağlayan bir düzenleme niteliğindedir. Bu izin türü, özellikle düzensiz göçmenler arasında hukuki statüye kavuşma imkânı bulunan bireylerin, belirli insani gerekçeler çerçevesinde Türkiye’deki kalışlarını yasal zemine oturtmayı amaçlamaktadır. Nitekim 6458 sayılı Kanun’da insani ikamet izninin verilmesini gerektiren durumlar incelendiğinde, bu düzenlemenin temelinde insan hakları odaklı bir yaklaşımın benimsendiği ve yabancıların hukuka aykırı kalışlarının insani sebeplerle meşrulaştırılmasının hedeflendiği açıkça görülmektedir[14]. İnsani ikamet izninin kanunda tahdidi olarak sayılan gerekçelerini inceleyeceğiz yazımızın devamında.
İnsani İkamet İzninin Çocuğun Yüksek Yararı Sebebiyle Verilmesi
Bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi risk altında olan; ihmal, istismar veya suç mağduriyeti nedeniyle korunmaya muhtaç durumda bulunan çocuklar açısından, çocuğun üstün yararının gözetilmesi gerekmektedir. Çocuğun üstün yararı söz konusu olduğunda temel amaç çocuğun esenliğinin, yaşama ve gelişme hakları olduğundan başkaca özel bir şart aranmadan insani ikamet izni verilecektir[15]. Uluslararası anlaşmalar devletlerin yabancı uyruklu çocuklara kendi vatandaşları olan çocuklarla eşit düzeyde koruma ve hizmet sunmasını öngörmektedir. Bu belgelerde ayrımcılık yasağı temel ilke olarak benimsenmiş; çocuklara yönelik tüm uygulamalarda milliyet farkı gözetilmeksizin eşit muamele edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çocuklara ilişkin uluslararası hukuk alanında en kapsamlı ve temel düzenleme 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmedir[16]. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin temelini oluşturan ilkelerden biri ‘’çocuğun üstün yararı ‘’ ilkesidir. Sözleşmenin 3. Maddesinde açıkça ifade edilen bu ilkeye göre ,çocukları etkileyen tüm karar ve uygulamalarda, kamu kurumu, özel sosyal hizmet kuruluşları, mahkemeler, idari merciler tarafından yürütülüyor olması fark etmeksizin çocuğun üstün yararı öncelikli ve belirleyici unsur olarak dikkate alınmalıdır. Bu hüküm sözleşmeye taraf devletlere yalnızca iç hukukta değil, aynı zamanda göç ve iltica gibi idari süreçlerde de çocuğun üstün yararını gözetme yükümlülüğünü getirmektedir[17]. Bu bağlamda sözleşmenin tarafı olan devletler kendi vatandaşı olan çocuklar ile yabancı olan çocuklara hiçbir fark gözetmeksizin aynı hakları tanımak zorundadır.
Türkiye’de bulunan yabancı çocuk refakatli ya da refakatsiz çocuk olabilir. YUKK ’un 3. Maddesinin 1.fıkrasının m bendi uyarınca ,refakatsiz çocuk kendisinden sorumlu bir yetişkinin gözetimi olmaksızın Türkiye’ye gelen ya da Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra bu gözetimi kaybeden ve herhangi bir sorumlu kişi tarafından bakım altına alınmamış olan çocuğu ifade eder[18].
YUKK’un 66. Maddesi uyarınca Türkiye’de bulunan refakatsiz yabancı çocuklara 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uygulanır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu uyarınca Türkiye’ye refakatsiz gelen veya refakatli olmasına rağmen korunması gereken çocuklar hakkında çocuk mahkemesince bakım, sağlık, eğitim, danışmanlık ve barınma tedbirlerinden birine veya birkaçına karar verilebilir. Özellikle bakım tedbiri daha kapsayıcı olması sebebi ile bu tedbirin verilmesi halinde diğer tedbirlere ihtiyaç kalmamaktadır[19].Bu kapsamda refakatsiz yabancı çocuğa artık YUKK 46. Maddesinin 1.fıkrasının a bendi uyarınca çocuğun yüksek yararı gerekçesine dayanarak insani ikamet izni verilmeyecektir[20].
Ayrıca çocuğun anne veya babası tarafından Çocuk Kaçırmalarının Hukuki Veçhelerine İlişkin La Haye Sözleşmesi kapsamında Türkiye’de alıkonulması halinde ,insani ikamet izni koşullarından yararlanabilecektir. Bu durumda alıkonulan çocuğun gelecekteki durumu tespit edilene kadar Türkiye’de insani ikamet izni koşullarından faydalandırılarak yasal olarak kalması sağlanabilir[21].
Çocuğun Üstün Yararı Sayılan Haller
YUKK’ un 46. Maddesi kapsamında insani ikamet izni çocuğun yüksek yararını gözeten istisnai bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hüküm özellikle refakatsiz çocukların korunması ve hukuki statülerinin güvence altına alınması açısından kilit bir rol üstlenmektedir. Refakatsiz çocuklar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren çocuk evlerinde devlet koruması altına alınırken; refakatli çocuklar ebeveynleri ile birlikte yaşamlarını sürdürmektedir. Ancak her iki durumda da çocuğun yüksek yararı ilkesi kilit ve önemli bir ölçüt olarak karşımıza çıkmaktadır. YUKK’ un 46/1-a maddesine göre refakatli ya da refakatsiz çocuk ayrımı yapılmaksızın çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimini tehdit eden durumların varlığı halinde insani ikamet izni verilmesi gündeme gelecektir. Ayrıca belirtmek gerekir ki çocuğun üstün yararı gerekçesine dayanan insani ikamet izni sadece çocuğa değil çocuğun anne ve babasına da verilebilir. [22].Örnek olarak refakatsiz bir çocuğun uluslararası koruma başvurusunda bulunmamış olması ancak ülkesine gönderilmesi halinde ciddi tehlikeyle karşı karşıya olması halinde insani ikamet izni uygulama alanı bulur. Aynı şekilde refakatli bir çocuğun ailesiyle birlikte sınır dışı edilmesinin çocuğun eğitim hakkını, sağlık hizmetlerine erişimini olumsuz etkileyeceği durumlarda da insani ikamet izni koruma işlevi ile devreye girecektir.
Kanunda insani ikamet izninin tahdidi olarak sayılan veriliş amaçlarından biri de çocuğun üstün yararıdır. Ancak kanun ya da yönetmelikte çocuğun üstün yararı sayılan haller düzenlenmemiştir. Bu husus daha çok uygulayıcılara bırakılmış ve yargı kararları ile somutlaştırılmıştır. Örneğin Irak vatandaşı A Türkiye’ye gelmeden önce TC vatandaşı olan bir erkekle resmi olmayan birlikteliğinden bir çocuğu bulunmaktadır. Çocuğun kimlik belgesi bulunmamaktadır. 2017 yılında Irak’ta doğduğu ve babasının aynı yıl öldüğü ,çocuğun babası ile soy bağının kurulması için dava açıldığı ,ancak DNA testi giderlerini karşılayamadıkları için davanın sonuçlanamadığı bildirilmektedir. A kendisi ve çocuğu için insani ikamet izni talep etmiştir[23].Bu örnekte A sadece çocuk için değil kendisi için de istemiştir. Çocuğun üstün yararı gözetilerek anne de talepte bulunmuştur.
İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 29.12.2016 tarihli kararına konu olayda Cezayir vatandaşı bir Türk vatandaşı ile evlenmiş;1990.1994 ve 1999 doğum tarihli üç çocukları olmuştur. 2005 yılında Türk vatandaşı eşinden boşanmış ve çocukları velayeti Cezayir vatandaşı anneye verilmiştir. Cezayir vatandaşı anne ikamet ücretlerinin yüksek olması ve maddi yetersizlik sebebi ile diğer ikamet izni türlerinden birini alamadığını ,çocuklarının Türkiye’de olduğunu ve Cezayir’e dönemediğini belirterek insani ikamet izni almak için İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne başvurmuştur. İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce talebinin reddedilmesi üzerine ret kararının iptali için İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır[25].Bu davada idare mahkemesi çocuğun üstün yararının gözetilmesi ilkesi gereği anneye ikamet izni verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İstanbul 1. İdare Mahkemesi çocukların henüz 18 yaşını doldurmamış olduğunu; davacının sınır dışı edilmesi velayete ilişkin görevini İstanbul 1. İdare mahkemesi ,Cezayir vatandaşı annenin diğer ikamet izni türlerinden birini alıp alamayacağı hususunda değerlendirme yapılmamıştır. Diğer ikamet izni türlerinden birine başvuru yapmak için gerekli şartları sağlayan yabancılar, sırf ikamet harcını ödeyememe gerekçesine dayanarak insani ikamet izni alamazlar[26].
İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 15.07.2016 tarihli bir kararında Azerbaycan vatandaşı olan yabancı ,Türk vatandaşı annesinin yaşlı ve şeker hastası olduğunu, bakımı ile kendisinin ilgilendiğini ,çocuklarının Türkiye’de eğitim gördüklerini belirterek İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne insani ikamet izni başvurusu yapmıştır. Başvurusu zımnen reddedilen yabancı redde ilişkin işlemin Anayasa ve AİHS ile korunan aile hayatına saygı ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek iptali için İstanbul 1. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. İstanbul İl Göç İdaresi Müdürlüğü ,davacının insani ikamet koşullarını taşımadığını ,başka ikamet izni türlerine başvurabileceğini ,idare mahkemesinin idare yerine geçerek karar veremeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 1. İdare Mahkemesi YUKK’un 46. Maddesine atıfta bulunmuş ve insani ikamet izni verilmesini gerektiren halleri sıralamıştır. İstanbul 1. İdare Mahkemesine göre ,istisnai bir izin türü olan insani ikamet izniyle çocukların yüksek yararı, yaş, sağlık gibi insani gerekçeler sebebi ile ikamet izni verilme olanağı sağlanmış ve bu izni alan yabancıların Türkiye’de yasal olarak kalmaları mümkün hale gelmiştir. İstanbul 1. İdare Mahkemesi, uyuşmazlıkta, davacı ve ailesinin, 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde belirtilen çocukların yüksek yararı, yaş, sağlık gibi insani şartları taşımadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmemiştir[27].
İnsani İkamet İzninin Yabancıların Haklarında Sınır Dışı Veya Türkiye’ye Giriş Yasağı Olmasına Rağmen Türkiye’den Çıkış Yapamaması Sebebiyle Verilmesi
YUKK’un 46. Maddesinin b bendinde haklarında sınır dışı kararı veya Türkiye’ye girş yasağı olan ancak Türkiye’den çıkışları yaptırılamayan ya da ayrılmaları makul ve mümkün olmayan yabancılara insani ikamet izni verileceği düzenlenmiştir. Bentte iki durumdan söz edilmiştir. İlki Türkiye’ye giriş yasağı olan yabancının Türkiye’ye gelmesi ve Türkiye’den çıkışının yaptırılamaması veya Türkiye’den ayrılmasının makul veya mümkün olmamasıdır. İkincisi ise yabancının Türkiye’den sınır dışı edilmesine karar verilmesine rağmen Türkiye’den çıkışının sağlanamaması ya da çıkışının makul veya mümkün olmamasıdır[28].Bu bent sınır dışı etme kararı alınmasına rağmen ,sınır dışı etme işleminin uygulanması sırasında çıkan sorunlar dikkate alınarak düzenlenmiştir. Kanun koyucu sınır dışı etme işlemlerinin gecikmesi durumlarını hesaba katarak bu süre zarfında insani ikamet izni ile boşluğu doldurmaya çalışmıştır[29]. O halde kanun koyucu ülkede kısa bir süre dahi bulunulması halinde bile insani ikamet iznini kullanarak yabancıların ülkede bulunmalarını hukuki bir zemine oturtmayı amaçlamıştır diyebiliriz. Örnek olarak Türkiye’den sınır dışı edilen ve pasaport süresini uzatmak için konsolosluğa başvuran yabancıya ,pasaportu düzenlenene kadar il göç idaresi müdürlüğü tarafından insani ikamet izni verilmiştir. Bu uygulama özellikle Türkmenistan vatandaşları için yapılmıştır. Türkmenistan devleti, biyometrik pasaport uygulaması sebebi ile eski pasaport hamillerinin Türkmenistan konsolosluğundan yenisini alıncaya kadar Türkiye’de kalmalarına izin verilmesi talebinde bulunmuştur. Ancak eski pasaport hamili olup da yenisini almak üzere Türkmenistan konsolosluklarına başvuranlara insani ikamet izninin verilmesi olmakla beraber yeni pasaport almak için konsolosluğa başvurmayan eski pasaport hamillerine insani ikamet izni verilmesi mümkün değildir[30].Nitekim İstanbul Bölge İdaresi Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi tarafından verilen 2019/1380 E.-2020/38 K numaralı 08.01.2020 tarihli karara konu olayda Tacikistan uyruklu kadın hakkında sınır dışı etme ve idari gözetim kararı alındığı ,kadının hamile olması da dikkate alınarak sınır dışı ve idari gözetiminin sonlandırıldığı ve beyan ettiği adrese yerleştirilerek imza yükümlülüğünün getirildiği ,kadının doğum yaptığı, diğer yandan eşinin yatalak, bakıma muhtaç durumda bulunduğu, kadının tüm bu hususları belirterek kendisine insani ikamet izni verilmesi talebinde bulunduğu görülmektedir. Kadının Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten sonra Türkiye’den yasal çıkış kaydının olmadığı ,buna karşın davacının Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten insani ikamet izni başvurusunda bulunduğu tarihe kadar geçen yaklaşık üç yıllık süreçte şartlarını taşıdığı diğer ikamet izni türlerinden birine başvurmadığı gibi Türkiye’de kalışını yasal bir sebebe de dayandırmadığı anlaşılmaktadır. Kadının hakkı da alınan sınır dışı etme kararına yasal süresi içinde dava açmadığı ve şartları taşımadığı sebepleriyle talebinin reddi üzerine dava açmıştır. Kadının vize yaptığı sabit se de, insani ikamet izni alabilme şartları arasında vize ihlali yapmama şartının bulunmadığı ,zaten insani ikamet iznindeki amacın da vize veya ikamet ihlali yaparak yasal olmayan şekilde kalsa bile durumu gereği ülkeden ayrılması mümkün olmayan veya sınır dışı edilemeyecek yabancıların belirli bir statüye bağlanarak ikamet etmelerinin sağlanması olduğu ,öte yandan kadın hakkında sınır dışı kararının ve idari gözetim kararının sonlandırılarak kaldırıldığı, kendisine belirli bir adreste ikamet etmesinin uygun bulunduğu ve kadının insani ikamet izni talebinin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile kadının istinaf talebini kabul etmiştir. Mahkeme davacının 29.12.2017 tarihinde doğan küçük çocuğunun yüksek yararı söz konusu olduğundan ,hakkında sınır dışı etme kararı alındığı halde Türkiye’den çıkışı yaptırılamadığından ,eşi adına tesis edilen insani ikamet izni talebinin reddine dair işlem kesinleşen yargı kararı ile iptal edildiğinden ve eş bakıma muhtaç ve yürüyemeyecek bir durumda olduğu ve Türkiye’den ayrılması mümkün olmadığından ;davacının insani insani ikamet izni talebinin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını ifade etmiştir.[31]
İnsani İkamet İzninin Sınırdışı Kararının Uygulanamaması Sebebiyle Verilmesi
YUKK’un 46. Maddesinin b bendinde , 55.madde uyarınca yabancı ‘hakkında sınırdışı etme kararı alınmayan’ yabancılara da insani ikamet izni verileceği ifade edilmiştir. YUKK 55. Maddesinde sınırdışı sebeplerinin gerçekleşmesine rağmen sınırdışı kararının uygulanamayacağı yabancılar tahdidi olarak sayılmıştır. Söz konusu yabancılar şunlardır: (1)Sınırdışı edileceği ülkede ölüm cezasına ,işkenceye ,insanlık dışı ya da onur kırıcı cezaya veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar (non- refoulement); (2) ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etme riski görülenler;(3) hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınırdışı edileceği ülkede tedavi imkanı bulunmayanlar;(4) mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları;(5)tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları.
İnsani ikamet izninin sınır dışı kararının uygulanamayacağı haller insani gerekçeler ve Türkiye’nin taraf olduğu 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi[32] kapsamında kabul ettiği geri gönderme yasağı (non-refoulement) doğrultusunda düzenlenmiş olduğu açıktır[33]. Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezası, işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emareler bulunan yabancılar non-refoulement yani geri gönderme yasağı uyarınca sınır dışı edilemezler. Non-refoulement ilkesi bazı milletlerarası antlaşmalarda ve YUKK’ un 4. Maddesinde ifade edilmiştir. Söz konusu ilkeye göre sınır dışı edilemeyecek yabancılara insani ikamet izni verilmeden önce üçüncü ülkeye sınır dışı edilip edilemeyeceklerinin araştırılması gerekmektedir. Bu husus YUKK uygulama yönetmeliğinde de ifade edilmiştir.YUKK Uygulama Yönetmeliğinin 57. Maddesinde non-refoulement ilkesi kapsamında olan yabancıların öncelikle üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilip edilemeyeceği hususu araştırılır. Yabancının üçüncü bir ülkeye sınırdışı edilmesinin mümkün olmaması halinde sınırdışı kararı uygulanmaz ve yabancıya insani ikamet izni verilir. Yabancının insani ikamet izni ile ülkede kaldığı süre boyunca sınırdışı etme olanağının olup olmadığı hususu araştırılmaya devam edilir. Sınır dışı etme işleminin uygulanmasına engel olan husus ortadan kalktığı takdirde insani ikamet izni iptal edilir ve yabancı hakkında yeni bir karar alınmaksızın sınırdışı etme işlemi uygulanır[34].
Aynı şekilde Yönetmeliğin 57/2 maddesi uyarınca sınır dışı etme kararı alındıktan sonra ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeni ile seyahat etme riski olan ya da hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkanı bulunmayan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı uygulanmaz ve yabancıya insani ikamet izni verilir[35].
İstanbul 1.İdare Mahkemesi’nin 17.03.2016 tarihli kararına konu olan bir olayda ,davacı olan Mısır vatandaşı İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi’ne insani ikamet başvurusu yapmıştır. İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi’nce yapılan Göç-Net sorgulaması sonucu yabancı hakkında G-87 (genel güvenlik-yurda girişi yasak) ve Ç-114 (hakkında adli işlem yapılan yabancı) kodlu tahdit kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiş ve tahdit kayıtları gerekçe gösterilerek başvurusu reddedilmiştir. Mısır vatandaşı olan yabancının sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine yabancı kararın iptali için İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır. Mahkemece Mısır vatandaşının kamu güvenliğini tehdit ettiği gerekçesinin davalı idarece somutlaştırılmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca davacı Mısır vatandaşının Mısır’da mevcut yönetime muhalif olan Rabia Özgürlük Hareketi’nin temsilcisi ve muhalif Bina ve Kalkınma Partisi üyesi olduğu ve Mısır’da mevcut yönetime muhalif kalan parti ve hareket temsilcilerinin idam edildikleri, cezaevlerinde onur kırıcı muamelelere maruz kaldıklarının basın ve uluslararası raporlarla da sabit olduğu gerekçesi ile davacının 6458 sayılı Kanun 55 madde 1.fıkrasının a bendinde belirtilen sınır dışı edileceği ülkede siyasi fikirleri sebebiyle ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunan yabancılar kapsamında olduğuna hükmetmiştir. İstanbul 1.İdare Mahkemesi geri gönderme yasağı kapsamında olan ve sınır dışı edilemeyecekler arasında bulunan davacının tahdit kayıtlarının bulunması gerekçesi ile sınır dışı edilmesine dair kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmıştır[36]. Bu karardan sonra İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi ilk olarak yabancının Yönetmeliğin 57. Maddesi kapsamında üçüncü bir ülkeye sınır dışı ihtimali olup olmadığını araştıracak ve bu ihtimalin olmaması halinde yabancıya insani ikamet izni verecektir.
Sınır dışı Kararına Karşı Yargı Yoluna Başvuranlar
Yabancının sınır dışı edilmesi, uluslararası koruma başvurusu ve iltica başvurularının reddi halinde yargı yoluna başvuran yabancıya insani ikamet izni verilebilir[37]. YUKK’un 53.maddesinin 2.ve 3.fıkrası uyarınca yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, yabancı dav açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulduğu takdirde yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemez[38]. O halde yabancının ülkeyi kendi rızası ile terk etmesi halinde bu kural uygulanmaz.
Uluslararası Koruma Başvurusu Kabul Edilemez Bulunanlar
Uluslararası koruma başvurusunun kabul edilemez olduğu durumlar YUKK 72. Madde hükmünde düzenlenmiştir. Yabancının uluslararası koruma başvurusu ‘kabul edilemez’ olarak karara bağlandığı takdirde karara karşı 15 gün içinde yabancının kendisi ya da avukatı tarafından idare mahkemesine başvurabilir. Yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar yabancının ülkede kalışına izin verilir . Yargı yoluna başvurulması halinde yabancıya insani ikamet izni verilebilir[39].
Uluslararası Koruma Başvurusu Geri Çekilen Veya Geri Çekilmiş Sayılanlar
YUKK madde 77 hükmünde uluslararası koruma başvurusu geri çekilen ya da geri çekilmiş sayılanlar düzenlenmiştir. İlgili maddeye gören (1) başvurusunu geri çektiğini yazılı olarak beyan etmesi, (2) mazeretsiz olarak mülakata üç defa üst üste gelmemesi, (3) idari gözetim altında bulunduğu yerden kaçması, (4) mazeretsiz olarak bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmemesi, (5) belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya ikamet yerini izinsiz terk etmesi, (6) kişisel verilerinin alınmasına karşı çıkması, (7) kayıt ve mülakattaki yükümlülüklerine uymaması durumlarında yabancının başvurusu geri çekilmiş sayılır. Yabancı bu karara karşı yargı yoluna başvurduğu takdirde yargılama süresi boyunca ülkede kalması insani ikamet izni ile sağlanacaktır[40].
İnsani İkamet İzninin Uluslararası Koruma Başvurusu Sahibinin İlk İltica Ülkesi Veya Güvenli Üçüncü Ülkeye Geri Gönderilmesi İşlemlerinin Devamı Süresince Verilmesi
Yabancının etkili nitelikte bir korumadan faydalanabileceği bir ülkeden gelmesi halinde başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilir ve uluslararası koruma başvurusu reddedilir. Yabancının ilk iltica ettiği ülkeye(YUKK md.73) ya da güvenli üçüncü bir ülkeye( YUKK md.74) gönderilmesi işlemleri devam edene kadar yabancıya bu sürede ülkede kalması için insani ikamet izni verilir[41].
Ülke Menfaatleri Yönünden İzin Verilmesi Gerekenler
Acil sebeplerden ötürü ve ülke menfaatlerinin korunması ile kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından Türkiye’ye girişine ve Türkiye’de kalmasına izin verilmesi gereken yabancıların, ikamet izni verilmesine engel durumların bulunması sebebi ile diğer ikamet izni türlerinden birini alma imkanı bulunmadığı takdirde bu yabancılara insani ikamet izni verilebilir[42].
Olağanüstü Durumlarda İnsani İkamet İzni Verilmesi
Olağanüstü durumlarda insani ikamet izni verilmesi hususu YUKK’ un 46.maddesinin f bendinde düzenlenmiştir. Ancak olağanüstü durumların neleri kapsadığı kanun ya da yönetmelikte ifade edilmemiştir. O halde olağanüstü durumların ne olduğu uygulamada yargı kararları çerçevesinde şekillenecektir. İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 18.06.2015 tarihli bir kararında Filipin vatandaşı olan kişi YUKK 46 hükmüne istinaden insani ikamet izni başvurusu yapmış ve başvurusu yetkili makamlar tarafından reddedilmiştir. Filipin vatandaşı 17.04.2013 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığını ,bu süre öncesinde Türkiye’de ikamet iznine sahip olduğunu ancak bu tarihten sonra gerekli başvuruları kaçırması sebebi ile ülkesine geri gönderilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ,ülkesine dönmesinin kendisi için zarara sebebiyet vereceği ve Türkiye’nin örf ve adetine alıştığını ,Filipinde çok zor ekonomik şartlarda yaşadığını ve ailesi tarafından baskı gördüğünü ileri sürerek insani ikamet izni başvurusu yapmış ve başvurusu reddedilmiştir. Kendisinin olağanüstü durum kapsamında olduğunu ileri sürerek İl Göç İdaresi tarafından reddedilen başvurusuna ilişkin iptal davası açmıştır. Filipin vatandaşı hakkında İstanbul Yabancılar Şube Müdürlüğünce konulmuş V-77 (İl Yabancılar Şube Arıyor) tahdit kodunun bulunması, davacının 22.5.2013 tarihinden itibaren çıkış kaydının ve ikamet izninin bulunmaması, insani ikamet izni başvurusunda belirtilen iddiaları belgeleyememesi ve 6458 sayılı Kanunun 46. maddesindeki şartların sağlayamaması sebepleriyle insani ikamet izni başvurusunun reddine karar verildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın esastan da reddi gerektiğini öne sürmüştür[43]. İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 18.6.2015 tarihli kararına göre:
‘’6458 sayılı Kanunun 46. maddesinden, maddede belirtilen şartların varlığı halinde, diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, İçişleri Bakanlığı’nın onayı alınmak ve en fazla birer yıllık sürelerle olmak kaydıyla, valiliklerce insani ikamet izni verilebileceği ve bu izinlerin uzatılabileceği anlaşılmaktadır. Buna karşılık maddede sayılan şartların varlığının talep eden tarafından ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda davacı vekili tarafından, müvekkilinin ülkesine dönmesi halinde çok zor ekonomik koşullar altında yaşayacağı, orada ailesi tarafından baskı göreceği, ülkesine dönmesi halinde kendisi için telafisi imkânsız sonuçlar doğuracağı iddia edilmekteyse de bu konuda somut bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bir an davacının ülkesinde ekonomik olarak çok zor koşullar altında yaşayacağı kabul edilse dahi bu durumun tek başına insani ikamet izni almada yeterli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Öte taraftan davacı vekili tarafından ileri sürülen, müvekkilinin Türkiye’nin düzenine örf, adet ve kültürüne alıştığı, bu nedenle Türkiye’de kalmak istediği, insani ikamet izni verilmesi gerektiği iddiasına ise, 6458 sayılı Kanun’un 46. maddesinde bu türden bir ön şartın bulunmaması ve bu hususun da tek başına insani ikamet izni almada yeterli olmayacağı karşısında itibar edilmemiştir. Bu nedenle davacı tarafından insani ikamet izni verilmesini gerektiren somut bilgi ve belgelerin (çocuğun yüksek yararı, olağanüstü durum gibi) dava dosyasına sunulmadığı açık olup, insani ikamet izni başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır”[44]
- İnsani İkamet İzninin Süresi
YUKK’un 46. Maddesi ve yönetmeliğin 27. Maddesinin d bendi uyarınca insani ikamet izni her defasında en fazla bir yıllık sürelerle verilebilir. O halde insani ikamet izninin bir yıldan fazla süre ile verilmesi mümkün olmamakla beraber bir yıldan az olmak üzere herhangi bir sürede verilebilir[45]. Ayrıca insani ikamet izni verilen yabancılar 20 iş günü içinde adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak zorundadır.
- İnsani İkamet İzninin Reddi ,İptali ve Süresinin Uzatılmaması İnsani İkamet İzninin Reddi
YUKK’un 46. Maddesinde sayılan şartları taşımayan yabancıların insani ikamet izni başvuruları reddedilecektir. Yabancının kanunda tahdidi olarak sayılan şartlardan birini taşıması insani ikamet izni alması için yeterlidir hatta bu şartları sağlayan kişinin talebi bulunmaksızın idare tarafından re ’sen de verilebilmektedir. İstanbul 1. İdare Mahkemesi, 27.6.2018 tarihli bir kararında insani ikamet izninin ancak YUKK 46. Maddesinde sayılan hallerde verileceği ,bu hallerden birine girmeyen başvuruların reddinin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Karara konu olayda Türkmenistan vatandaşı İstanbul Valiliği İl Göç İdaresine yapmış olduğu başvurunun reddine karşı dava açmıştır. Yabancı daha önce kendisi ile aynı şartlarda olan yabancılara insani ikamet izni verildiğini, bu kişilerin sadece parmak izi alındığını ve eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, insani ikamet izni verilmediği takdirde toplumda kayıtdışı ve kaça yabancıların sayısının artacağını ve kontrollerinin zorlaşacağını, uzun yıllardır Türkiye’de olduğunu ve Türkiye’de kurulu bir hayatı olduğunu Türkmenistan tarafından verilmiş eski pasaportunun bulunduğunu, bu eski tarz pasaportlarla başka bir ülkeye çıkarak tekrar yeniden giriş yapıp kısa dönem ikamet iznine başvurma imkânının bulunmadığını, ülkesi Türkmenistan’a daha önce yaşamış olduğu olaylar ve ülkesinin içinde bulunduğu şartlar ile gidemeyeceğini ve insani ikamet iznine başvurmaktan başka çaresi olmadığını belirterek red kararının iptali için dava açmıştır. Davalı İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü ,Türkmenistan vatandaşının uzun yıllardır kaçak olması ve vize ihlalinde bulunmasın ve Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra diğer ikamet izni türlerine başvuru yapmadığını, insani ikamet izni verilmesi için gereken şartları taşımadığını, insani ikamet izninin istisnai bir ikamet çeşidi olduğu ve bu konuda idarenin takdir yetkisi bulunduğunu bu nedenle talebin reddine karar verdiğini ifade etmiş ve açılan davanın reddini istemiştir[46]. İstanbul 1.İdare Mahkemesi’nin 27.6.2018 tarihli kararına göre:
Dosyadaki tüm bilgi ve belgelere göre; Türkmenistan uyruklu davacının en son 14.12.2012 tarihinde ülkemize giriş yaptığı, son olarak 27.7.2012 tarihinde 184 gün süreli kısa dönem ikamet izni aldığı, ikamet izni süresinin sona erdikten sonra yasal bir sebebe dayanmaksızın Türkiye’de kalarak ikamet ihlalinde bulunduğunun tespit edildiği, Türkmenistan Devleti tarafından 2013 Eylül ayından itibaren eski tip Türkmenistan pasaportlarının kullanımdan kaldırıldığı, yeni biyometrik pasaportlara geçildiği, eski pasaportların ise sadece Türkmenistan dışında bulunan Türkmenistan uyruklu yabancıların ülkelerine dönebilme imkânı sağlamak için bir defaya mahsus kullanım imkanı sağlandığı belirtilerek ikamet izni talebinde bulunan Türkmenistan vatandaşlarının pasaportlarının incelenerek eski tip pasaportları bulunan yabancılara ikamet izni düzenlenmemesi gerektiğinin ve gerekli önlemlerini alınmasının rica edildiği, Türkmenistan Devleti tarafından verilen bu bilgilendirmenin Dışişleri Bakanlığınca Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne iletildiği ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce de bu şekilde eski tarz pasaportları bulunan Türkmenistan vatandaşlarına ikamet izni verilmemesi gerektiğinin davalı idareye bildirildiği,her ne kadar davacının eski tip pasaportunun olması ve Türkmenistan Devletinin talebine istinaden Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce davacı ile aynı konumda olan Türkmenistan vatandaşlarına ikamet izni verilmemesi talimatı davacının insani ikamet izin talebinin reddine gerekçe olmasa da, yukarıda açıklandığı gibi 6458 sayılı Kanunun 46. maddesinde düzenlenen insani ikamet izninin istisnai bir ikamet türü olduğu, belirli şartlarda verilebileceği, insani ikamet izni verilmesinin valiliklerin takdirinde olduğu, davacının insani ikamet izin talebinde ileri sürdüğü hususların insani ikamet izni kapsamına girmediği, davacının bu hususta gerek idareye gerekse Mahkememize somut delil ibraz etmediği, davacının uzun süredir illegal olarak ülkemizde kaldığı, bu süre içinde ikamet izin talebinde bulunmadığı ve pasaportunu yenilemek için ülkesine gitmediği, ayrıca insani ikamet izni verilebilecek haller arasındaki (a) bendinde belirtilen ‘çocuğun yüksek yararı’ bulunduğuna, davacının çocuk sahibi olduğuna ilişkin dosyaya hiçbir belgenin sunulmadığı, davacının durumunun (b) bendine ve diğer bentlerde sayılan hallere de girmediği anlaşıldığından; davacının insani ikamet izin talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır[47].
İnsani İkamet İzninin İptali Ve Uzatılmaması
YUKK’un 24. maddesi uyarınca, Türkiye’de bulunan yabancıların mevcut ikamet izinlerinin süresi, ilgili valilikler tarafından uzatılabilir. Her ne kadar uygulamada bu işlemler il göç idaresi müdürlükleri tarafından yürütülse de, söz konusu müdürlükler valiliğe bağlı birimler olduğundan, nihai karar ve imza yetkisi valilik makamına aittir. İkamet izninin uzatılmasına yönelik başvurular, izin süresinin sona ermesine en fazla altmış gün kala yapılabilir ve mutlaka mevcut izin süresi dolmadan önce tamamlanmalıdır. Başvuru sahibine, harç alınmaksızın geçici nitelikte bir belge düzenlenir. Bu belge, başvuru süreci sonuçlanıncaya kadar yabancının Türkiye’de yasal olarak ikamet etmesini sağlar. Uzatma işlemi onaylandığında, yeni ikamet izni süresi, önceki iznin sona erdiği tarihten itibaren başlatılır. Özellikle insani ikamet izni bakımından, valiliklerin uzatma yetkisi teknik olarak geçerli olsa da, bu tür izinlerin düzenlenmesi ve süresinin uzatılması İçişleri Bakanlığı’nın onayına tabidir. Bu durum, insani ikamet izninin istisnai ve takdire dayalı bir statü olmasıyla açıklanabilir. Dolayısıyla, valilikler yalnızca işlemi yürütmekle yükümlü olup, nihai karar merci merkezi idaredir[48].Valilikçe iznin verilmesini gerektiren şartların ortadan kalkıp kalmadığı konusunda yapılan değerlendirme sonucu bakanlığa bildirildikten sonra Bakanlık iznin iptaline veya uzatılmamasına karar verir. Bu karar yabancıya 15 gün içinde tebliğ edilir.
İnsani İkamet İzninin Reddi, İptali veya Uzatılmamasının Hukuki Sonuçları
İnsani ikamet izni iptal edilen veya süresi uzatılmayan yabancılar ülkeyi terke davet edilir. Ülkeyi terk etmedikleri takdirde sınır dışı edilirler[49].
- İnsani İkamet İzninin Hüküm ve Sonuçları
İnsani İkamet İzni Sahiplerinin Uzun Dönem İkamet İzni Dışında Diğer İkamet İzni Türlerinden Birine Başvuru Yapabilmesi
YUKK’un 42. Maddesinin 2.fıkrasına göre mülteciler ,şartlı mülteciler ve ikincil koruma statüsü sahipleri ve insani ikamet izni sahipleri ile geçici koruma sağlanan yabancılara ,uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz. İnsani ikamet izni sahipleri ,izin süreleri boyunca şartlarını taşıdıkları halde uzun dönem ikamet izni hariç diğer ikamet izni türlerinden birine başvurabilirler. Ayrıca insani ikamet izni sahipleri ve insan ticareti mağduru ikamet izni sahiplerine izin süreleri boyunca öğrenci ikamet iznine başvuru koşullarını sağladıkları takdirde öğrenci ikamet izni alabilme hakkı tanınmıştır[50].
İnsani İkamet İzni Sahiplerinin Eş ve Çocuklarının Aile İkamet İzni Alabilmesi
İnsani ikamet iznine sahip yabancıların eş ve çocuklarına YUKK’ un 34-37.maddelerindeki şartları sağlamaları halinde aile ikamet izni verilir[51].
- İnsani İkamet İzni Sahiplerinin Yararlanamayacağı Haklar
İnsani ikamet izni sahiplerine Türkiye’de kalış süreleri ne olursa olsun uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz(YUKK md.42/2).Ayrıca yabancıların insani ikamet izni ile geçirdikleri süreler kanunda belirtilen ikamet izni sürelerinin toplamında hesaba katılmaz(YUKK Uygulama Yönetmeliği 44/4).
- İnsani İkamet İzninin Reddi, İptali ve Süresinin Uzatılmaması Durumunda Başvurulabilecek Hukuki Yollar
İnsani ikamet izninin iptali veya uzatılmaması kararları yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. İşbu tebligatın ikamet izni süresinin bitiminden en geç 15 gün öncesine kadar tebliğ edilmesi gerekmektedir. Yabancı İYUK 11. Madde hükmüne göre işlemi yapan idareye başvurabilir bu süreçte dava açma süresi durur.60 gün içinde idarenin red kararı vermesi ya da başvuruya cevap vermemi halinde başvuru reddedilmiş sayılır. Red, iptal veya sürenin uzatılmaması işlemleri valilik tarafından yapılması sebebi ile idari işlemdir. Bu sebeple idari işlemin iptali için idari yargıda dava açılabilir. İYUK 7.madde hükmüne göre özel kanunlarda farklı bir süre öngörülmediği durumlarda idare mahkemelerinde dava açma süresi 60 gündür. YUKK’ un 53. maddesinde idare mahkemelerinde dava açma süresi sınır dışı kararlarına karşı açılan iptal davalarında 15 gün olarak düzenlenmiştir. İnsani ikamet izninin reddi, iptali ve süresinin uzatılmaması durumlarına karşı açılan iptal davalarının işlemin yürütmesinin durdurup durdurmayacağı konusunda YUKK ’da özel bir düzenleme yoktur. Bu sebeple İYUK hükümleri uygulama alanı bulacaktır. İYUK 27. Maddesi uyarınca idare mahkemesinde dava açılması idari işlemin yürütmesini durdurmaz. Ancak idare mahkemesinde idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması durumlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda ,davalı idarenin de savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçesi de gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Yabancı idare mahkemesince aleyhine karar verildiği takdirde İYUK 45. Maddesine göre 30 gün içinde Bölge İdare Mahkemesi bünyesinde istinaf kanun yoluna başvurabilir. Bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun bulmadığı takdirde yabancının istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verir ve dosyayı yeniden ilk derece mahkemesine gönderir. Bölge idare mahkemesinde de aleyhine karar verilen yabancı artık Temyiz yoluna başvuramaz Bölge İdare Mahkemesince insani ikamet izninin reddine, iptaline ve süresinin uzatılmaması kararlarına ilişkin bölge idare mahkemelerince verilen kararlar kesindir. Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı hangi durumlarda Temyiz yoluna başvurulacağı İYUK 46. Maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. İnsani ikamet iznine ilişkin idare mahkemeleri tarafından verilen kararlar bölge idare mahkemesi bünyesinde istinaf edilebilir ancak bölge idare mahkemesince verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Ancak yabancı şartları sağladığı takdirde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir. Yabancı AİHS ve Türkiye’nin onaylamış olduğu protokoller ile Anayasa’nın koruma alanına giren bir hak ihlali olması durumunda bireysel başvuruda bulunabilir. Non- refoulement (geri gönderme yasağı)kapsamında olan yabancı Türkiye’den sınır dışı edilmesi halinde AİHS’in 2. maddesiyle (Anayasa 17/1) güvence altına alınan yaşama hakkı ile 3. maddesiyle (Anayasa 17/3) güvence altına alınan işkence yasağı kapsamında olacağından iç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir. Ek olarak belirtmek gerekir ki insani ikamet izni reddi, iptali ve süresinin uzatılmaması durumlarında AİHS madde 6 adil yargılanma hakkının ihlali kapsamında bireysel başvuruda bulunamaz. AİHS 6. Madde hükmü idari yargıda uygulama alanı bulmaz. Yabancı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurusunda da sonuç alamazsa AİHM’e başvurabilir. AİHS ve ek protokollerde güvence altına alınan bir hakkın ihlal edilmesi halinde yabancı AİHM’e başvurabilir[52].
SONUÇ
İnsani ikamet izni YUKK 46. Maddesinde düzenlenen istisnai bir ikamet izni türüdür. İnsani ikamet izni diğer ikamet izni türlerinden farklı olarak insani gerekçelerle verilen ve diğer ikamet izni türlerinden birine başvuru şartı sağlamayan yabancılara verilen bir izin türüdür. İnsani ikamet izninin alınabileceği durumlar YUKK 46. Madde hükmünde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu haller dışında yabancıya insani ikamet izni verilmesi mümkün değildir. Ancak YUKK 46. Maddesinde tahdidi olarak sayılan hallerin hangi durumları kapsayacağı kanunda detaylı düzenlenmemiştir. Bu durum idarenin takdir yetkisine bırakılmıştır. İnsani ikamet izni ile kanun koyucunun düzensiz ve kayıt dışı göçün önüne geçerek ülkede yasal olarak ikamet hakkı olmayan yabancıların durumunu hukuki bir zemine oturtmayı amaçladığı kanaatindeyiz.
KAYNAKÇA
Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023
Çelikel A, Öztekin Gelgel G Yabancılar Hukuku (23. Bası, Beta 2017)
-Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, Public and Private International Law Bulletin, 38(2): 243–283 DOI: 10.26650/ppil.2018.38.2.0101 ,http://ppil.istanbul.edu.tr/tr/_
-Elçin D., “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda Aile İkamet İzni: Aile Hayatı Hakkı mı? Aile Birleşimi Hakkı mı?” (2017) 17/30 TAAD 117-198.
-Koçoğlu G., Çocuk Koruma Açısından Uluslar Arası Koruma Kapsamındaki Refakatsiz Çocuklar in Prof. Dr. Nuray Ekşi (ed), Uluslararası Koruma Kapsamındaki Refakatsiz Çocuklar İçin Adalete Erişimin Güçlendirilmesi Projesi El Kitapçığı (2018) 29 ve 35
-Utar Sibel , Türkiye’nin Uluslararası Göç Rejiminde İnsani İkamet İzninin İstisnai Niteliği ve Analizi
-Ekşi Nuray , Public and Private International Law Bulletin, 38(2): 243–283, DOI: 10.26650/ppil.2018.38.2.0101 http://ppil.istanbul.edu.tr/tr/_
-Göçle Türkiye’ye gelen çocukların korunmasına dair mevzuat rehberi ,Aralık 2023, Avrupa Konsey,s.47
-Göç Terimleri Sözlüğü, Uluslararası Göç Örgütü(IOM) Yayını, Ankara 2013
[1] Göç Terimleri Sözlüğü, Uluslararası Göç Örgütü(IOM) Yayını, Ankara 2013, s.44
[2] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 89
[3] RG 11.4.2013/25615.
[4] RG 17.3.2016/29656.
[5] Utar Sibel , Türkiye’nin Uluslararası Göç Rejiminde İnsani İkamet İzninin İstisnai Niteliği ve Analizi
[6] Ekşi Nuray , Public and Private International Law Bulletin, 38(2): 243–283, DOI: 10.26650/ppil.2018.38.2.0101 http://ppil.istanbul.edu.tr/tr/_
[7] Yönetmelik md.26
[8] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 134
[9] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 137
[10] İstanbul 1. İdare Mahkemesi, E. 2015/121, K. 2015/1316, T. 18.6.2015; Ekşi, s. 264.
[11] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 264-265
[12] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 249-250
[13] Ekşi, 2018b, s. 249
[14] Ekşi, 2018b, s. 281
[15] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 135
[16] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 251
[17] Ekşi, Uluslararası Koruma Kapsamındaki Refakatsiz Çocuklar (n 13) 8-9.
[18] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 252
[19] Koçoğlu (n 15) 29 ve 35.
[20] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 252
[21] Çelikel Aysel ,Yabancılar Hukuku,28.baskı ,s.110
[22] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 254
[23] Göçle Türkiye’ye gelen çocukların korunmasına dair mevzuat rehberi ,Aralık 2023, Avrupa Konsey,s.47
[25] İstanbul 1. İdare Mahkemesi, E. 2016/1524, K. 2016/2761, T. 29.12.2016. Zikreden: Nuray Ekşi (2018), “Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni
[26] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 254
[27] İstanbul 1. İdare Mahkemesi, E. 2016/267, K. 2016/1613, T. 15.07.2016: Nuray Ekşi, Milletlerarası Özel Hukuk II PratikÇalışma Kitabı Vatandaşlık ve Yabancılar Hukukuna İlişkin Seçilmiş Mahkeme Kararları (4. Bası, Beta 2018) 211-213.Zikreden: Nuray Ekşi (2018), “Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni
[28] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 257
[29] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 135
[30] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 257
[31] İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İDD 2019/1380 E.-2020/38 K,08.01.2020 T.
[32] Cenevre’de 28 Temmuz 1951 tarihinde imzalanmış olan ve 05.09.1961 tarih ve 10898 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanan “Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi”
[33] Utar Sibel, Türkiye’nin Uluslararası Göç Rejiminde İnsani İkamet İzninin İstisnai Niteliği ve Analizi , Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 83, 379-392; 2025 ,DOI: 10.51290/dpusbe.1595338
[34] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 259
[35] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 260
[36] İstabul 1. İdare Mahkemesi, E. 2015/1968, K. 2016/652, T. 17.03.2016: Ekşi, Milletlerarası Özel Hukuk II Pratik Çalışma Kitabı (n 23) 135-139.
[37] Çelikel Aysel ,Yabancılar Hukuku,28.baskı ,s.111
[38] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 261
[39] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 136
[40] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 263
[41] Asar Aydoğan, Yabancılar Hukuku, (8. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2023, s. 136
[42] Çelikel Aysel ,Yabancılar Hukuku,28.baskı ,s.111
[43] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 264
[44] İstanbul 1. İdare Mahkemesi, E. 2015/121, K. 2015/1316, T. 18.6.2015.
[45] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 267
[46] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 269
[47] İstanbul 1. İdare Mahkemesi, E. 2014/114, K. 2018/1150, T. 27.6.2018.
[48] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 271
[49] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 272
[50] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 272
[51] Doğa Elçin, “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda Aile İkamet İzni: Aile Hayatı Hakkı mı? Aile Birleşimi Hakkı mı?” (2017) 17/30 TAAD 170.
[52] Ekşi, Mahkeme Kararları Işığında İnsani İkamet İzni, s. 273-278
