loader image

NİŞANIN HAKSIZ BOZULMASI VE TAZMİNAT DAVASI

9 Şubat 2025

Nişanlanma kadın ve erkeğin evlenme vaadinde bulundukları bir hukuki işlemdir. Taraflar karşılıklı evlenme vaadinde bulundukları için ,nişanlılığın temel hükmü taraflardan her birinin evlenme vaadine uygun davranmakla yükümlü olmasıdır. Bunun kapsamına evlenmeyi gerçekleştirme ,evlenmeyi engelleyici davranışlardan kaçınma ve sadakat yükümlülüğü girer. Türk Medeni Kanunu nişanlılığın evlilik dışında sona ermesi hallerinde taraflara bazı sorumluluklar yüklemiştir. Nişanlılık evlilik dışında bir takım sebeplerle de sona ermektedir. Taraflar birbirine uygun irade açıklaması ile aralarındaki nişanlılık ilişkisine son verebilir. Taraflar anlaşarak nişanlılığa son vermişlerse ortada nişanın bozulması bulunmadığı için ,taraflar maddi ve manevi tazminat isteyemezler. Ancak taraflar TMK 122 hükmü gereği hediyelerin geri verilmesini isteyebilir.

Nişanlılardan birinin tek taraflı irade açıklaması ile nişanlılığa son vermesi ise nişanın bozulmasıdır. Haklı sebep olmaksızın nişanlılık ilişkisine son veren taraf tazminat ödemekle yükümlü olur. Türk Medeni Kanunu nişanın haksız sona ermesine birtakım sonuçlar bağlamıştır. Bunlar:

MADDİ TAZMİNAT :

TMK 120 : (1) Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

(2) Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

Maddi tazminat talebi nişanlılığın sona ermesi hallerinden sadece nişanın nişanlılardan biri tarafında haksız ya da diğer nişanlının kusuruna dayanarak bozulması halinde söz konusu olmaktadır. Yani ancak nişanı haksız yere bozan ya da kusuru ile nişanın bozulmasına yol açan taraf tazminat ödemekle yükümlüdür. Ödenecek olan masraflar ve tazmin edilecek zararlar ,kusursuz olan nişanlının ,nişanlanmanın geçerli olduğuna güvenerek yaptığı masraflardır. Tazmin edilecek zararların kapsamına nişan masrafları girer. Örnek olarak oturulacak olan evin kiralanması, mobilya satın alınması , balayı seyahati için yapılan hazırlıklar vb. evlenme amacıyla yapılan masraflardır.  Bu kapsamda taraflar arasında anlaşma olmazsa hak sahibi olan nişanlı diğer nişanlı aleyhine tazminat davası açabilir.

Ayrıca ana baba ya da onlar gibi hareket edenler ,dürüstlük kuralına uygun olarak yaptıkları nişan masrafları ve evlenmenin yapılacağı kanaatiyle yaptıkları masrafları isteyebilirler. Örneğin Ev mobilyalarını erkeğin babası almıştır, evi kızın babası kiralamıştır. Buna karşılık ana ya da baba onlar gibi hareket edenler için hareket edenler nişanlılar için değil de nişan sebebi ile kendileri için yapmış oldukları masrafları için tazminat isteyemezler. Örneğin düğün için diktirilen elbiseler ve yapılan yol masrafları bu kapsamdadır.

MANEVİ TAZMİNAT :

TMK 121: Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Nişanın haksız yere bozulması bir haksız fiil oluşturur. Nişanın haksız olarak bozulması TMK 24 ve TBK 49 kapsamında  kişilik hakkının hukuka aykırı ihlalinden başka bir şey değildir. Bu sebeple de taraflar TBK 49 kapsamında manevi tazminat isteme hakkına sahiptir. Maddi tazminattan farklı olarak manevi tazminatı sadece nişanın tarafları isteyebilir. Manevi tazminat isteyebilmek için nişanın haksız bir şekilde bozulmuş olması , tazminat isteyen nişanlının kişilik hakkı bir zarara uğramış olmalı ve davalı tarafın kusurunun bulunması gerekmektedir.

HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ:

TMK 122:  Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Nişanlanma ve nişanlılık dolayısıyla ,bir nişanlıya ekonomik değeri olan her türlü şey hediye kapsamına girer. Başta nişan yüzükleri olmak üzere ,mücevher, takı, eşya ,para vb. hediye teşkil eder. Taraflar nişanın haksız bozulması sonucunda verdikleri alışılmışın dışındaki hediyeleri geri isteyebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus her türlü hediyenin değil alışılmışın dışında olan hediyelerin geri istenebileceğidir. Yargıtay kararlarına göre ayakkabı, etek, çorap vs. hediyeler alışılmışın dışında olmadığı için geri istenemeyecektir ancak altın ,takı ,cep telefonu gibi alışılmışın dışında hediyeler geri istenebilecektir. Hediyelerin geri istenebilmesinin şartları : Hediye nişanlılık dolayısıyla verilmiş olmalıdır, geri verilecek hediyenin alışılmışın dışında olması, nişanlılığın evlenme dışında bir sebeple sona ermesidir.

ZAMANAŞIMI :

Maddi ,manevi tazminat talepleri ve hediyelerin geri verilmesine ilişkin talepler nişanlılığın sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde talep edilmelidir. 1 yıllık sürenin olması ile talep zamanaşımına uğrayacağından taraflar dava yolu ile ileri süremezler.

Y. 3.HD ,T:16.11.2011, E: 2011/12811, K: 2011/17817

”…TMK’nun 122 nci maddesine göre nişanın bozulması sebebiyle hediyelerin geri alınması istemine dair davalarda kusur aranmaz. Mutad dışı hediyeler ise aynen iade edilir. Aynen iade mümkün değil ise, karşılığı olan bedel sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri verilir.

Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen ( elbise, ayakkabı, kuaför gideri, pasta, meyve suyu vs, gibi ) eşyaların iadesine karar verilemez.

Nişan hediyelerinin mutad sayılabilmesi, yöresel örf ve adete göre verilen hediyelerden olması yanında maddi değerinin de gününü koşullarına göre fahiş olmayan hediyelerden bulunmasına bağlı olup bu fahişlik olgusu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumlarıyla ölçülmelidir. Nişanlının mali gücünü aşarak verdiği hediyenin onun yönünden mutat sayılması ve fahiş olmayacağının kabulü düşünülemez. Aksi halde, hediye verilen nişanlının haksız zenginleşmesine yol açılmış olur.

Yerleşik Yargıtay Uygulamalarına göre de altın ve ziynet eşyası mutad hediye kapsamında olmayıp iadesi gereken hediyeler olarak değerlendirilmektedir.

Açıklanan sebeplerle davaya konu nişan hediyesi olan bilezik ve takılar niteliği itibariyle mutad olmayıp iadesi gerektiğinden davacının altınlara yönelik maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiştir.”

Y. 3. HD, T: 11.07.2005, E: 2005/6843, K: 2005/7705:

“… Davada, nişanın haksız bozulması nedeniyle, 7 adet burma bilezik, 2 adet bileklik, 1 adet zincir, 5 yüzük, 2 küpe, 1 kol saati, 15 çeyrek altın, 8 tepsi baklava, 1 mont, 2 takım elbise, 100.000.000.- Lira orkestra ve 200.000.000.- Lira taksi ücreti, 600 Dolar para olmak üzere toplam 4.790.000.000.- Liralık hediyelerin aynen iadesi, olmazsa bedelin tahsili istenilmiş, mahkemece hediyeler mutad (alışılmış) kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. …

Ancak, … yerleşik Yargıtay uygulamasına göre kullanılmakla eskiyen ya da tüketilen eşyaların mutad hediye kabul edilerek iadesine karar verilemez ise de, altın ve ziynet eşyaları(n) mutad dışı hediye kabul edilerek iadesine karar vermek gerekir. Aksinin kabulü davalı nişanlının haksız zenginleşmesinin kabulü anlamına gelir ki hukuken haksız iktisap korunamaz. O nedenle, nişanlıya verildiği kabul edilen altın ve ziynet eşyaları yönünden davanın kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu bunlar yönünde de davanın reddi doğru görülmemiştir.”

×

Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

× Whatsapp Destek