
İşçi ile işveren arasındaki rekabet yasağı işçinin sadakat borcunun gereğidir. Sadakat borcu işçinin, işverenin korunmaya değer menfaatlerini ,hakkaniyet çerçevesinde koruması ve işverenin menfaatlerini ihlal edecek her türlü davranıştan kaçınmasıdır. İşçi işveren ile çalıştığı süre boyunca sadakat borcu gereği işveren aleyhine davranışlarda bulunmamalı ve rekabet yasağını ihlal etmemelidir. İşverenin müşteri portföyü, ticari sır niteliğindeki bilgiler, know-how olarak adlandırılan faaliyet konusuna ilişkin bilgi birikimi ,imalat sırları gibi hususların korunması ve işçinin yaratacağı rekabet nedeniyle doğan olumsuzluklara engel olmak adına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında rekabet yasağı düzenlenmiştir. İşçinin çalıştığı süre boyunca işverene karşı sadakat yükümlülüğü vardır. Ancak rekabet yasağı sözleşmesi işçinin çalıştığı dönem için değil işten ayrıldığı dönem için önem kazanmaktadır. Bu sebeple rekabet yasağı iş akdinin kurulması ile başlar ancak iş akdinin bitimi ile son ermemektedir. Rekabet yasağı , işçinin işverene karşı sadakat borcunun bir gereği olması sebebi ile iş sözleşmesine özel bir rekabet yasağı hükmü eklenebileceği gibi işçi ile işveren arasında rekabet yasağına ilişkin ayrı bir sözleşme yapılması da mümkündür.
REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNİN ŞARTLARI
İşçi ile işveren arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444. Madde hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinin geçerlilik şartları şunlardır:
- İşçinin Fiil Ehliyetine Sahip Olması : Fiil ehliyetine sahip olma koşulları Türk Medeni Kanunu 10. madde hükmünde düzenlenmiştir. İşçinin fiil ehliyetine sahip olması ayırt etme gücüne sahip , ergin ve kısıtlı olmaması demektir. İşçinin rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığı tarihte fiil ehliyetine sahip olması gerekmektedir. İşçinin sözleşmenin kurulduğu tarihte fiil ehliyetine sahip olmadığı halde sözleşmenin devamı sırasında fiil ehliyetine kavuşması sözleşmeyi geçerli hale getirmeyecektir.
- Sözleşmenin Yazılı Olması: Rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olması geçerlilik koşuludur. Yani yazılı bir sözleşme olmadığı takdirde rekabet yasağından bahsedemeyiz. Buradaki yazılı şekil şartı adi yazılı şekildir.
- İşverenin Korunmaya Değer Haklı Bir Menfaatinin Bulunması: Bu şart her durumda değil korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunması durumunda rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olacağına ilişkindir. Yani işçinin sahip olduğu bilgiler işverene önemli ölçüde zarar verebilecek nitelikte olmalıdır. Aksi halde hukuken geçerli bir rekabet yasağından bahsedilemez.
İşverenin işletmesi ve faaliyetiyle alakalı sır niteliğinde bilgiler işletme ile ilgili ve açıklanmasının işletmenin menfaatlerine aykırı olan, belirli ve sınırlı sayıda kişi tarafından bilinen ,üçüncü kişiler tarafından özel bir çaba gösterilmeksizin öğrenilmesi mümkün olmayan ,kamuya mal olup aleniyet kazanmamış ,işletme tarafından saklı kalması uygun görülen hususlardır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında işveren şirkette önce operasyon sorumlusu ve sonrasında ise hat geliştirme lideri olarak çalışan işçinin Fransa ülkesine yapılan taşımacılık faaliyetleri ile ilgili olarak yapılan anlaşma ve verilen fiyatların bilgisine sahip olduğunu ve bunların ticari sır olarak nitelendirilebileceğini beyan etmiştir. Aynı şekilde işletmenim bir sırrının bulunuyor olması da taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesinin kurulabilmesi için yeterli değildir. İşverenin bir iş sırrı olmalı ve işçinin de korunmaya değer iş sırrına ulaşma ve öğrenme imkanının bulunması gerekmektedir. Örneğin bir şirkette satın alma elemanı olarak çalışan bir işçinin işinden ayrılıp başka bir şirkette yine satın alma elemanı olarak çalışmaya başlamasının işçinin iş sırrı niteliğindeki bilgilerini bilebilecek bir konumda olmaması sebebi ile rekabet yasağı şartları oluşmayacaktır.
İşçinin sahip olduğu ticari sır niteliğindeki bilgilerin aynı zamanda işvereni önemli bir zarar verme ihtimalinin olup olmadığı da önemli bir husustur. Bu sebeple rekabet yasağı işçinin sahip olduğu sır niteliğindeki bilgilerin ancak işverenin önemli bir zararına sebep olması halinde geçerli olacaktır.
REKABET YASAĞININ SINIRLANDIRILMASI
Türk Borçlar Kanunu madde 445 hükmü rekabet yasağı sözleşmesinin sınırlarını çizmiştir. Taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesi gereği rekabet yasağı sözleşmesinin şartlarının kendi aralarında belirlemeleri esas olmakla birlikte kanun koyucu rekabet yasağı sözleşmesinin kurulması durumunda birtakım sınırlamalar getirmiştir. Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinin yer, zaman ve iş türü bakımından sınırlandırılmış olması gerekmektedir. Bu sınırlamaların aşırı olması halinde hakim hakkaniyet ilkesi gereği sözleşmeye müdahale edecektir ve sözleşme bu müdahale ile devam edecektir. Ancak kanunda belirtilen sınırlamaların sözleşmede bulunmaması halinde sözleşme geçersiz sayılacaktır. Kanun metninde sayılan yer, zaman ve iş türü bakımından sınırlamaların sözleşmede açık ve anlaşılır bir şekilde bulunması şarttır. Aksi takdirde işçi lehine yorum yapılabilir. Ancak bu sınırlamaların işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürmemesi gerekir.
- Zaman bakımından sınırlama; rekabet yasağı sözleşmesi kanuna göre 2 yıl süre ile yapılmalıdır. Ancak özel durum ve şartların olması durumunda bu sürenin uzatılması mümkündür. Ancak özel durum ve koşulların ne olduğu konusunda kesinlik bulunmadığından uygulamada genellikle taraflar risk almaktan kaçınıp 2 yıl süre ile yapmaktadır. İşçinin rekabet yasağı süresi işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin son bulması ile başlamaktadır.
- Yer bakımından sınırlama; taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesi içeriğinde işçinin rekabet yasağı kapsamında çalışamayacağı coğrafi alanın belirlenmiş olması zorunludur. Bu coğrafi sınırın da işverenin faaliyet gösterdiği ve menfaatinin bulunduğu bir bölge olması gerekmektedir. Bu sınırlama işverenin gelecekte faaliyet göstermeyi düşündüğü coğrafi alanları kapsayamaz. Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde yer bakımından sınırlama yapılmamış olması halinde sözleşme geçersiz olacaktır.
- Konu bakımından sınırlama; ilgili sınırlama işverenin faaliyet alanı ve işçinin görev tanımı dikkate alınarak yapılmalıdır. Yapılacak sınırlama bakımından işçinin görev tanımı, hakim olduğu işletme bilgisi önemlidir. İşçinin görev alanını aşan düzenlemeler geçersiz olacaktır. Konu bakımından sınırlama işverenin sözleşme tarihinde faaliyet gösterdiği alanlarda yapılabilir. İşverenin daha sonra faaliyet alanına bir yenisini eklemesi durumunda işçi bu yeni faaliyet alanı bakımından rekabet yasağına tabi olmayacaktır.
REKABET YASAĞININ İHLALİ VE SONUÇLARI
Rekabet yasağı sözleşmesinin temel amaçlarından biri de işverenin işletmesine ve müşteri portföyüne ilişkin bilgilerin korunması ve bu bilgilerin işten ayrılan işçiler vasıtası ile rakip firmaların eline geçip işverenin zarara uğramasının önüne geçilmesidir. Rekabet yasağına sözleşmesine göre yasak sayılan hallere örnek olarak kendi adına rakip bir işletme açmak ya da ortak olmak, rakip bir işletmede çalışmak gösterilebilir. Rekabet yasağına aykırı davranışlar kanun gereği bazı yaptırımlara tabidir. Türk Borçlar Kanunu 446. Madde hükmü bu aykırı davranışların sonuçlarını düzenlemiştir. Kanun hükmüne göre rekabet yasağına aykırı davranarak işverenin zararına sebebiyet veren işçi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca yasağa aykırı davranış sözleşmede bir ceza koşuluna bağlanmışsa işçi bu miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulacaktır ancak ceza koşulunu aşan zararı da gidermek zorundadır.
REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ
İşçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmemek adına kanun koyucu rekabet yasağı sözleşmesini süre ile sınırlı tutmuştur. Kural olarak bu sürenin dolması ile rekabet yasağı sözleşmesi sona erecektir. Ancak Türk Borçlar Kanunu madde 447 hükmü bu duruma iki istisna getirmiştir. Kanun maddesine göre rekabet yasağı sözleşmesi sürenin dolması dışında şu hallerde sona erebilir ;
- İşverenin bu yasağı sürdürmesinde gerçek bir yararının bulunmadığı belirlenmişse
- İş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshi veya iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshi halinde rekabet yasağı sona erer.
Bu iki istisna durumda sözleşmede belirlenen süre dolmadan ,rekabet yasağı sona erecek ve işçinin işverene karşı bulunan rekabet yasağı ortadan kalkacaktır.
REKABET YASAĞINA AYKIRILIK SONUCU AÇILACAK DAVADA GÖREVLİ MAHKEME
İşçi ile işveren arasında akdedilen iş sözleşmesi kapsamında rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart ve tazminat davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir.
