loader image

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

18 Şubat 2025

TERK NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI (TMK 164)

  1. Terk Kavramı

Terk evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin ortak hayata son vermek amacıyla ortak konutu terk etmesidir. Ortak konutta oturmaya devam etmek fakat küs olmak, cinsi münasebetten kaçınmak ya da birlikte yemek yememek gibi davranışlar terk sayılmaz. Ancak her ortak hayata son vermek amacıyla evden ayrılmak da Medeni Kanun madde 164 hükmü anlamında terk sayılmaz. Bunun için bazı şartlarında mevcut olması gerekmektedir. Terk Türk Medeni Kanununda düzenlenen özel boşanma sebeplerinden biridir. Terk özel, mutlak ve kusura dayalı bir boşanma sebebidir. Kanunda öngörülen şartlar gerçekleştiği takdirde hakim boşanmaya karar vermek zorundadır.

  1. Terk Nedeni ile boşanma davasının şartları

2.1 Eşlerden Birinin Ortak Konutu Terk Etmesi

Türk Medeni Kanununa göre aşağıdaki durumlarda terk fiilinin gerçekleştiği kabul edilir

  • Ortak konutu terk evlilik birliğinin getirdiği görevleri yerine getirmemek amacıyla olmalıdır.
  • Terk için haklı sebebi olan eşin bu haklı sebep ortadan kalktıktan sonra ortak konuta dönmemesi
  • Kendisi ortak konutu terk etmeyen eşin diğer eşi ortak konutu terke zorlaması ya da haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmesini engellemesi

Eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması evlilik birliğinin sorumluluklarından kaçma amacına dayanmıyorsa terk şartı gerçekleşmiş olmaz. Yani ortak konutu terk haklı bir sebebe dayanıyorsa terk şartı gerçekleşmiş olmaz. İş için uzun bir seyahate gitmek, askere gitmek haklı sebebe örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde eşlerden biri diğerinin rızası ile ayrı yaşıyorsa ortada Medeni Kanun anlamında terk yoktur. Çalışmak için başka bir yere giden eşin işi bitmesine rağmen yani haklı sebep ortadan kalkmasına rağmen ortak konuta dönmemesi de terk fiilinin varlığı için yeterlidir. Eşlerden birinin diğerine şiddet uygulaması ve ortak konuttan ayrılmasına sebebiyet vermesi halinde şiddet sebebi ile ortak konuttan ayrılan eş terk edilen eş konumunda olacaktır.

2.2 Terkin En Az 6 Ay Sürmüş Olması

Bu süre kanunda öngörülen şart olması sebebi ile süre dolmadan terk sebebine dayanarak boşanma davası açılamayacaktır. Bu sebeple terk eden eş 6 ay dolmadan ortak konuta dönerse bu sebebe dayanarak dava açılamaz. Aynı eş ortak konutu tekrar terk ederse 6 aylık süre yeniden işlemeye başlar ancak bu terk edişler sürekli ve kötü niyetli olarak devam ettiği takdirde yani terk eden eş sürenin dolmasına az bir süre kala ortak konuta dönüp bir süre sonra tekrar terk ediyorsa bu durum hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceğinden terk sebebine dayanarak boşanma davası açılabilecektir. Bu süreler dolduktan sonra dava açmak için bir süre yoktur. Yani terk edilen eş kanunda öngörülen süreler dolduktan sonra istediği zaman dava açabilir.

 2.3 Terk Eden Eşe İhtarda Bulunulması ve Eşin Bu İhtara Rağmen Ortak Konuta Dönmemesi

Terk nedeni ile boşanma davası açılabilmesi için terkin 6 ay sürmesi gerektiğini yazmıştık. Bu 6 aylık süre içinde terk eden eşe ortak konuta dönmesi için noter kanalı ile ya da ilan yolu ile ihtar yapılması gerekir. Bu ihtarda ayrıca terk eden eşin ortak konuta dönmemesinin sonuçlarının da yazılması gerekir. İhtar 6 aylık terk süresi içinde terkin 4. Ayından itibaren yapılabilir. Yani 6 aylık sürenin 4 ayı ihtardan önce 2 ayı ihtardan sonra olacak şekilde dolmalıdır. Yani kendisine ihtar gönderilen eş ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 ay içinde ortak konuta dönüş yapmazsa terk edilen eş terk nedeniyle boşanma davası açabilecektir.  Ayrıca terk edilen eşin ihtarının da haklı ve samimi olması gerekmektedir. Örneğin ortak konuttan ayrılan eşin geri dönmemesi için evin kilidini değiştiren eşin ihtarı haklı ve samimi kabul edilemez. Yani terk edilen eşin terk eden eşin ortak konuta dönmesini ve ortak hayata devam etmesini isteme niyetinde olmalıdır.

Sayılan tüm bu şartların gerçekleşmesi halinde terk edilen eş terk nedeniyle boşanma davası açabilir. Tüm bu şartları  gerçekleşmesi halinde terk mutlak bir boşanma sebebi olduğu için hakim evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını araştırmadan boşanmaya karar vermek zorundadır. Şartlar gerçekleştikten sonra terk eden eşin dönmek istemesi boşanma davasını etkilemez.

  1. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma davasında görevli ve yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son kez altı aydan beri oturdukları yer aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatı ile davaya bakmakla görevlidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2015/14545 E.  ,  2016/5851 K.

‘’Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava terk hukuki sebebine dayalı boşanma davasıdır (TMK m. 164). Türk Medeni Kanunun 164. maddesi gereğince boşanma davası açma hakkı, terk edilen eşe aittir. Eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır ve bunun sonucu olarak terk hukuki nedenine dayalı boşanma davası açamaz. ( TMK m. 164/1). Davacı erkek davalı kadına fiziksel şiddet uygulamış, bu sebeple ceza almış, kadın da evi terk etmek zorunda kalmıştır. O halde, davacı eş, diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan eş konumunda bulunduğundan, terk hukuki nedenine dayalı davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.’’

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi         2016/15881 E.  ,  2018/7282 K.

”Terk sebebine dayanan boşanma davasının kabul edilebilmesi için terk eden eşin evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk etmesi ve usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemiş olması zorunludur. Terk eden eş dönmemekte haklı ise terk sebebiyle boşanma kararı verilemez (TMK md 164). Davacı-karşı davalı erkeğin, mevcut akıl hastalığı nedeniyle eşine sürekli saldırgan davranışlarda bulunduğu, eşiyle maddi ve manevi ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı kadın eve dönmemekte haklıdır. Erkeğin terk sebebine dayalı boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.”

 

 

 

×

Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

× Whatsapp Destek